Dua Hakkında
Anasayfa > Yaşanmış Olaylar > İbn Sina’nın Aşık Tedavisi

İbn Sina’nın Aşık Tedavisi

İbn Sina

Buhara’da doğan ve elli yedi yaşlarında Hemedan’da vefat eden, başta “el-Kanûn fi’t-Tıb” olmak üzere yüz elliden fazla eser bırakan, İslâm tarihinin en büyük tıp bilgini ve meşhur filozof İbn Sina’nın (ö.428/1037), hasta bir genci nasıl teşhis ve tedavi ettiğine dair garip ve ilginç bir hikâyesi vardır.

İbn Sina, Horasan veya Cürcan’a geldiği zaman hükümdarın yeğeni hastalanıyor. Hastalık amansız ve korkulu. Saray hekimleri bu hastalığın teşhis ve tedavisinde çaresiz kalıyorlar. Bu sebepten ötürü son ümit olarak İbn Sina her yerde aranır, nihayet bulunur. Sararıp solmuş, gücünü kuvvetini kaybetmiş, bünyesi zayıflamış ve yatağa düşmüş bu gencin tedavisi için İbn Sina’yı davet ederler. İbn Sina gelir ve daha gence elini sürmeden onun hasta olmadığını, sadece aşık olduğunu, kara sevdaya yakalandığını fark eder. Sonra hastanın nabzını tutar ve: “Bana Cürcan civarını tanıyan bir adam getirin.” der. Adamı getirirler.

İbn Sina adamdan komşu şehirlerin isimlerini saymasını ister. Bir şehrin ismini duyunca hastanın nabzı hızlanır, yüreği hoplar. İbn Sina bu sefer adamdan hastanın nabzını zıplatan o şehrin mahallelerinin ismini saymasını ister. Bir mahallenin ismini duyunca hastanın nabzı yine hızlanır. İbn Sina bu defa adama: “Sokakların da adını say.” der. Adam bir sokağın adını söylediği zaman hastanın nabzı tekrar yükselir. Bundan sonra İbn Sina: “Bu sokaktaki evlerde yaşayanların isimlerini bilen birisini getirin.” der. Getirirler. Birer birer evdekilerin isimleri sayılırken bir isme gelince hastanın nabzı değişir. O zaman İbn Sina: “Bu mesele halledildi.” der; “Bu genç filan şehirdeki, filan mahalledeki, filan sokaktaki, filan evdeki, filan kıza aşıktır. Çaresi ve devası, o kıza kavuşmasıdır.” diye ilave eder.

Aşık delikanlı İbn Sina’nın söylediklerini işitince utanır ve başını yorganın içine çeker. Mesele aynen İbn Sina’nın söylediği ve teşhis ettiği gibidir. Bu olaydan sonra İbn Sina’yı Cürcan hükümdarına götürürler. Hükümdar onun ilmine hürmet göstererek “Ey yüce filozof! Bu tedavinin sırrını bana söyle!” der. İbn Sina da: “Bunun tedavisi aşık ile maşukun bir araya gelmesidir.” diye cevap verir. Neticede Allah’ın emriyle kız istenir ve nikâhları kıyılarak aşıklar şifaya kavuşurlar.

Mehmet Naci Bolay, İbn-i Sinâ (Ankara 1998), s.80-81.

4 yorum

  1. paylaşım için sagolun..

  2. Cok tşkler.. bu tür bilgiler için..

  3. Cok dokunaklı …

  4. Buna daha önce okudum ve herkeze tavsiyemdir okuyunuz 1 kere bile olsa okuyun..

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*